diogenes.md
Mutluluklarla dolu çocukluk anıları, acı çeken insanların öyküleri, eskiye ve yitirilmiş cennetine özlem. Buraya kadar güzel. Kitap okuyanı sıkmıyor, sürüklüyor. Ancak satır aralarındaki günün olaylarına tek taraflı bir bakış var. Bir karekterinin mektubunda geçen "Tabağımda bıraktığım yemekle ailemi bir ay doyurabilir, yere düşen kırıntılarla bir günümü tok geçirebilirdim" sözündeki gibi öncesinde cenneti yaşayan ve evlerindeki köleleri olup ta diğer kişilerin açlığından bihaber olan kişiler devrim sonrasında cennetlerini yitirmiş olabilir. Afrikalı bir kölenin köle olmayan birini sevdiğinde öldürülme riskinin olduğunu kitabında yazıp bunu sorgulamadan devrim olduğundaki lokal haksız uygulamaları ve zulmü komünizme bağlamaya çalışması yazarın belkide yaşadığı ülke ile ilgili olarak biraz yanlı baktığını hissettirdi. okuyup karar vermekte fayda var.