ALAF
Her şeyin varlığını kokusuyla algılayan bir adam, elbette kendi kokusu olmadığını farkettiğinde varlığını anlamlandıramaz ve yok oluşa sürüklenir. Roman kahramanı dış dünyayı beş duyusuyla değilde sadece koku duyusuyla algılayan biridir. başka hiç bir şey etkilemez burnundan içeri girmeyi başaranlar hariç. kentin en güzel kızlarını öldürdüğünde birinin bile yüzüne bakmamıştır ve mecbur olduğu durumlar dışında dokunmamıştır. bütün insanlığı küçümser, ama çok derinden bir bağla bağladır onlara. onu farketmemelerinin önem vermemelerinin bedelini ödetmek ister kokuları kullanarak. ne var ki öldürdüğü 25 kızın kokusundan yaptığı mükemmel iksir de tatmin etmez onu ve kendi varlığına kendini inandıramadığı için bu iksirle ait olduğu yere yani yokluğa dönmeyi tercih eder.