suayaz
yıllar önce ilk baskılarından birini okumuştum. derinden izler bıraktı. akıcı bir üslup. sıkıcı olmayan betimlemeler. öyle ki; okurken kendinizi rusya da, ellerinizde manşonunuz, faytonların tıkır tıkır tekerlek seslerini duyarken buluyorsunuz. Bezmen'in dedesinin izleri, tarihin aşla buluşması, çarlık rusyasından komünist döneme geçiş, kırım Türkleri'nin acıları... gözyaşları...