Doğan Altıntaş
Yiğidi öldür hakkını yeme derler. Hakikaten enfes bir eser. Kitabı iki günde bitirdim ve açıkça söyleyebilirim ki oldukça da zevkliydi. 2013’te İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yapacağı kitap okuma yarışması için seçilen sekiz kitabından biriydi bu eser. 1933’te yazılan bu esere sadece Alman Çocuk Edebiyatının ürünü gözüyle bakmak hata olur. Zira bu eserin her yaşa hitap ettiğini ama budalaca yazılmamış bu yönüyle mantıklı ve gerçekçi buldum. Gerçi kötü diyebileceğim doğru dürüst bir karakter bulamadım ama en azından Gülten Dayıoğlu’nun yazdığı Yeşilçam filmi tadındaki Fadiş’ten daha usturuplu şekilde olaylar verilmiş. Suni diyebileceğimiz tat yok eserde. Doğallık rahatlık ve içtenlik eserin bütününe hakim. Yatılı lise öğrencilerinin dayanışması konusunu esas almakla birlikte bence bu romanı lise ve üniversite öğrencilerinden ziyade yaşını başını almış Eski Kurtların zevkle okuyacağı kansındayım. Okuyanlar iyi bir öğrenci kadar iyi bir öğretmenin de hangi özelliklere sahip olduğunu yaşayarak keşfedecekler. Kitapta kshramanların isimleri, lakaplarıyla karışık kullanıldığı için dikkatli okumak gerekiyor. Yazar, okurun merak duygusunu canlı tutabilmek amacıyla böyle bir parçalı anlatıma başvurmuş olabilir. Anlatımı da en az konular kadar ilginç. Her bölümün başında özet diyebileceğimiz kısımlar var. O bölümde neleri okuyacağımızı öğreniyoruz. Böylece daha önce okuduklarımızla bağlantı kurmamızı istemiş yazar. Canlı neşeli insanı sıkmayan bir anlatımı var. Eser pek çok bölümden ( 2 12 1=15 bölüm ) oluşmasına rağmen hiç de sıkıcı değil. Ortaokul öğrencilerine hararetle bu kitabı okumalarını tavsiye ederim.