ef88
Çok etkileyici bir romandı. Martin Eden’ın hayatla olan kavgasını gözler önüne seren bu eser trajik bir şekilde son buluyor ve bununla birlikte okuyucuyu oldukça etkisi altında bırakıyor. Jack London’ın, ölümü ve ölüm karşısında insanda meydana gelen “yaşama içgüdüsü”nü anlatışından çok etkilendim.

Romanın bazı bölümlerinin mantığa aykırı olaylarla örülmesi eserin olumsuz yönlerindendi. (Örneğin düzgün bir eğitim görmeyen Eden’ın çok kısa bir sürede felsefe kitaplarını bile bir çırpıda okuyup anlamlandırabilmesi gibi…) Ama bu durum yoğun bir şekilde kendisini hissettirmiyor. Eserin son bölümünde yer alan şu şiir de anılmaya değer:

“Sevginin aşırısından ve yaşamın aşırısından
Başıboş bırakılmış umut ve korkudan
Bizi koruyan her kimse o tanrılara
Kısacık bir teşekkür sunuyoruz
Hiçbir yaşam sonsuz olmadığı için
Ölüler hiçbir zaman dirilmediği için
Kıvrılarak akan en yorgun ırmak bile
Bir yerlerde denizin güvenine kavuştuğu için.”

Okumanızı tavsiye ederim.