Qudsulaqdas
Hezarfen
Ana fikrinin, vahiy ürünü mukaddes diye bildiğimiz kitapların eski medeniyetlerden tevarüs edilmiş birer efsaneler yığını olduğunu söylemekten çekinmeyen yazar “bilimsellik” iddiasında iken sadece Türkçe ve İngilizce kaynak tercümelerinden yararlanmış; bir Sümerolog profesörü olarak Sümerce bir belgede şunu okudum diye tek bir kayıt bulunmuyor. Kur’an ve Tevrat metinleri hakkında gayet alaycı bir üslupla ahkam keserken, yaptığı işin anahtarı hükmünde olan İbrani, Arami, Arapça dillerini bilmiyor, biliyorsa da doğrudan atıf yapamıyor. Dilbilim yanında tefsir, hadis, kelam ve tarih bilimleriyle yazdıklarının bir ilgisi de yok. Bir fizikçinin biyokimya hakkında konuşması gibi okuduğu bazı kitaplardan çıkardığı notların derlenmesi halinde, bolca tekrar içeren, yüzeysel bir eser meydana getirmiş. Vahyi reddetmenin allamelere bile neler söylettiğini görmek için ibretlik bir numunedir efendim.