KY-138843
Adnan Menderes’in dramı ile ilgili birçok eser okudum. Merhum başbakanın idam edildiği tarihten 17 sene sonra hayata merhaba diyen biri olmama rağmen kendisi hakkında olumlu olumsuz konuşanlardan, o dönemi yaşayanların hatıralarından, okuduğum kitaplardan sonra Menderes’e hep gönlüm sıcaklık hissetmiştir. Belki bunda en büyük etken bir ülke başbakanının asılarak idam edilmesi olmuştur. Yassıada’da avukatları ile bile istediği gibi görüştürülmeyen, eşi ve çocukları ile mektuplaşmalarında 50 kelimelik sınır koyulan bir başbakan yalnız adamdır. Nazlı Ilıcak, merhum başbakanın eşi Berin hanımın Menderes’e yazdığı mektupların bir ticari mal gibi kendisine satılmasıyla bu dramı bizlere sunuyor eserinde. Dönemle ilgili birçok belgeselde Adnan Menderes’in, idamı öncesi bize yansıtılan intihar ettiği bilgisinin de yanlış olduğunu öğrendim. Hüzünlü ama Menderes’e dair önemli bir eser olarak kaydıma aldığım kitaptır. Eserin belki tek eksik yanı, Berin Menderes’in eşine gönderdiği mektupların karşılığında merhum başbakandan aldığı mektuplarında yer almamış olmasıdır. Bu yapılabilir miydi bilmiyorum ama olsaydı Berin hanımın yazdıklarının hüznü ve gerçekliği de daha net anlaşılabilirdi.