Yatak Odasında Terör:Sade
Yatak Odasında Terör:Sade Ürüne Git
econozzy
Bazı şeylerin hiç değişmediğini görmek için göz gerekmiyor artık. Kameraların, televizyonların bizim yerimize 'baktığı' ve 'gösterdiği' bir dönemde bile değişmeyenleri görmemize gerek yok. Onlar gelip buluyor. Ya da kendilerini gösteriyorlar.
Karun kadar zengin olduğumuz birkaç 'talihli'
ve değişmeyen konudan biri: Kitabın yasaklanması. Devletin yaktığından daha fazla kitabı kendi evlerinde, aramalardan zarar görmemek için yakmak zorunda bırakılan bir toplum için 'kitap toplamanın ve yasaklamanın' artık ne kadar alışıldık bir durum olduğu gerçeğini bir yana bırakıp, bu konudaki genel duyarsızlığı ve sessizliği anlamanın zamanı sanırım çoktan geldi.
Neden kitaba karşı gösterilen bu kötü muamelelere karşı ciddi bir şeyler yapamıyoruz? Bu konuda beceri eksikliğimiz mi var, yoksa ciddi ciddi utanıyor muyuz 'büyüklerimizden'?
Sonuç olarak, bir kitap daha toplatıldı... Hatta ikisi 'bir arada'... ilki Serge Bramly'nin romanı: 'Yatak Odasında Terör'. İkincisi adını Cortazar'ın bir öykü kahramanından ödünç alan Fransız kadın yazar Alina Reyes'in 'Lilith' adlı romanı.