Çepni55
Kitapkurdu
........................
Ayfer Tunç, Evvelotel’le bize bir kez daha gösterir ki, güzel ‘tasvir’ eder, arı duru anlatır, en karmaşık, hülasa edilemez acıları en sade dile getirir ve hep bir hikaye lezzetini dimağa armağan eder. Son olarak size Doğru’nun öyküsünü salık veririm. Türkçede okuduğum en nadide öykülerden biri bu. Samimiyet dersi ancak bu kadar kısa, dokunaklı ve samimi verilebilir. En doğrusu sözü kendisine bırakmak: “Yığınla konuşan dudak görüyordu, hep bir ağızdan konuşuyorlardı üstelik, bir şey anlamıyordu, felçli çocuk bozadan vazgeçmişti, kek yemek istiyordu şimdi de. Bu insanların adlarını aklında tutması imkansızdı, herkese birden nazik olması imkansızdı, çok yorgun hissetti kendini hayalleri yıkılmıştı. İki bardak çay içip bir dilim de üzümlü kek yedikten sonra müsaade istedi. Görüşürüz dedi Asude’ye, bir daha görüşmedi. Budur mesele.” Evet bu çözü(l)m(e)di/ür aynı zamanda. Mesele de burada başlar. Siz bakmayın öykünün sonu olduğuna. Ayfer Tunç bize yeni öyküler anlatacağını ifade etmektedir böylece.

s.yalsızuçanlar