KY-138843
Zülfü Livaneli denince zihnimde oluşan görüntü hep sadelik oldu. Ne gazetede yazdığı köşe yazılarının sıkı takipçisi oldum, ne yönetmenliğini üstlendiği filmleri izledim ne de albümlerini çok sevdiğim Türk Halk Müziği arşivime katıp dinledim. Hiçbirini yapmadım. Hatta söylediği ve bugün milyonlarca insana ulaşmış bir anlamda anonimleşmiş eserlerini seslendirirken ki ses tonunu kulağımla bugün bile barıştıramadım. Bunların hepsine insanoğlunun zevklerinin değişkenliği deyip geçebiliriz. Ama anılarını yazıya dökmüş ve bunu yaparken anıların içine sizi buyur eden, bunu yaparken sözcükleri size hiç vurmadan size saygı duyan tarafından seçen insana saygı duymalısınız. İşte bende Sevdalım Hayat eserini daha ilk satırda önümü ilikleme ihtiyacı hissederek okuyup bitirdim. Aslında belki bugün birçoğumuzun müzik sanatçısı olarak tanıdığımız Livaneli’nin yazma sanatının başarısının nereden geldiğini anıları okuduğumda öğrendim. Eserdeki anılardan alıntılar yaparak kitap hakkında yorum yapmak doğru değil. Hangi siyasi görüşe sahip olursanız olun. Ama samimice yazılmış, içinde acılar, dostluklar, ilticalar, mutluluklar ve hainlikler olan anıları bir film şeridi gibi hem okuyun hem de seyredin.