burakara13
Semprun'un romanında geçmiş ve bugün harika bir iç içelikle anlatılıyor... Toplumsal olaylar, bireysel sancılar ve tarihin insana düştüğü derin izler... Elbette insanında çoğu zaman bilmeden de yapsa tarihi belirleyişi...
Romanın bir yerinde şöyle deniyor:
"Bu deneyimin dile getirilemeyeceği, her şeyin söylenemeyeceği doğru değil, diye düşünüyordu. Her şey söylenebilir diyordu. Sorun başka yerde: her şeyi anlatmanın imkânsız olmasında, geride her zaman söylenecek bir şeyin, başka bir şeyin kalmasında. Her şey söylenebilir, ama bu sonu olmayan bir uğraş, sonu gelmez bir anlatı. Bir anlatı sonsuza kadar sürmez diyelim, sözler biter diyelim, ama her şey dinlenebilir mi, her şey anlaşılabilir mi?"