Çanakkale Destanı/Gerçek Efsanelerin Öyküsü
Çanakkale Destanı/Gerçek Efsanelerin Öyküsü Ürüne Git
Musahhih
Kitapkurdu
Bir oldu bitti ile I.Dünya Savaşına Almanya saflarında savaşmaya mecbur edilmiş bir milletin evlatlarını Almanya'nın çıkarları uğrunda nasıl kurban edildiğinin iki misali var. Çanakkale ve Sarıkamış. Avrupa'da sıkışmış olan müttefikimizin yükünü hafifletebilmek için açılan Cephelerde özellikle Çanakkle'de bir hamlede düşman püskürtülecekken ve söküp atılabilecekken karaya çıkmasına müsaade edilen ve böylelikle boğazı geçebileceği hissine kapılan düşmanın nasıl yığınak yaptığını ve belki de Avrupadaki cephelerden asker çekmek en azından oralara asker takviyesi yapmasına engel olunarak Almanya'nın çıkarlarına alet edildiğimiz ibretamiz bir destan Çanakkale. Bir milletin küllerinden nasıl doğduğunun en şeksiz şüphesiz misali Çanakkale. Seciyesi yüksek bir milletin nasıl olduğunu gösteren bir yer Çanakkale. Herşeyden önce ordu komutasını milleti harici bir kişiye teslim etme ahmaklığını göstermiş olan kişilerin ki bunların bir de Abdülhamit Han gibi bir diplaomasi dehasını uyduruk bir çapulcu darbesi ile başa geldiğini düşünürsek, hamakatin de yeri geldiğinde ihanetten bile daha dehşet bir şey olduğunu gördüğümüz (belki de hala göremiyoruz) bir destan Çanakkale. Çanakkale bir ruhtur bir milleti sarması gereken. Kendine gelişidir bir milletin. Kitap güzel ama kitabı güzel yapan ne müellifin başarısıdır, ne baskısı ne dizgisidir. Kitabı başarılı kılan insanı gözyaşlarına boğan kahramanların yüceliği ve inceliğidir. Şunu unutmayalım ki biz Çanakkale centilmenlerin savaşı değildir. Centilmen olan Osmanlı idi. Çünkü düşmanların bu savaşa dair övünerek anlatabilecekleri hiç bir şeyleri yoktur. Anlaşılan Abdülhamit Han'ı başımızdan alan kader bize İttihat ve Terakki iktidarını reva görmüş, 30 yılda bir arada tutulmaya çalışılan bir imparatorluk 9 yılda tarihin karanlık dehlizlerine elbirliği ile yuvarlanmıştır. Kader belki gelecekte bizim kurtuluşumuz olabilecek Çankkale'yi bize bahşederek Abdülhamit HAn'ın yitirilmesi dolayısıyla uğranılan felaketin acılarını hafifletmiştir. Allah (c.c) Devlet-i Ali'yi yönetmeye talip olanlara basiret ve akl-ı selim ihsan etsin. İhanet ile ahmaklığın birbirinden ne kadar ince bir çizgi ile ayrıldığını bilelim. Bence Enver-Talat-Cemal Beyler hala var ve bunlar hala hatada ısrar ettiklerinin farkında değiller. Çanakkale ile alakalı ne okunursa okunsun ziyanı dokunmaz. Yeterki bir şeyler okunsun. Çünkü her okumada insan yeni bir şeyler öğreniyor. İnsan Çanakkale'yi okudukça ait olduğu milletin ve dolayısıyla kendisinin neler yapabileceğini ve ne kadar yüksek karakterli bir millete mensup olduğunu keşfediyor. Çanakkale ile ilgili daha çok eser yayınlansın ve biz de hepsini okuyalım. Tarihimizi gavur yada gavur zihniyetli tarihçilerin bilinçli baltalamasından ancak böyle temizleyebiliriz.