osman mazlum
Kitapkurdu
kavim "burası bizim ülkemiz" cümlesiyle noktalanıyor. ahmet ümit kendi ülkesindeki malzemeyi, dinsel, siyasi, sosyal, toplumsal, ideolojik... ele alıyor. bence bu romanda ümit'in başarısı olayların içine sadece elinde bulunan mistik, dini motifleri değil aynı zamanda yine bu ülkenin gerçeklerini kendince anlatması (güneydoğu sorunu seksen öncesi vb.) ve yorumlaması olarak değerlendiriyorum. ama memleketimizde adına derin devlet denilen bu ciddi meselenin romanlara konu olamanın ötesine geçememesine de üzülüyorum. romanın dili hasan ali toptaşın "uykuların doğusu"ndan sonra tüy gibi geldi. hatta oldukça naif, acemice buldum bile diyebilirim. kurguya ve olaylara yüklenirken dili fazlaca gözardı etmiş ümit bence. ki bu da romanın en önemli zaafı gibi görünüyor. bir de ben nedense "kuzuların sessizliği"nden sonra hiçbir polisiye romanı ağzım iki karış açık okuyamıyorum.