Fuserr
Bu kadar yorum varken ben kitapla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Çalıkuşu kitabını 8-9 sene önce okumuştum. O zaman ortaokuldaydım. Türkçe öğretmenimiz hergün birinden kitap tanıtmasını isterdi. ( bu arada bana kitap okumayı aşılayan bu sistem yüzünden Bahri Güven'e teşekkürlerimi sunarım ve tüm öğretmenlerin böyle bir sistemi uygulamalarını isterim.) O gün sıra bendeydi ve ben dersten önce aa çalıkuşu mu herkes biliyor o kitabı diyenlerin de etkisiyle söze "herkesin okuduğu Çalıkuşu kitabını tanıtıyorum "
diye başladım. O sırada Bahri Bey sence herkes okumuş mudur diye bana sordu. Bence herkes tarafından okunması gerekir dedim. O da sınıfa dönerek başka kitabı okuyan var mı dedi ve kimsaden ses çıkmadı. Şaşkınlığımı gören hocam "Belki herkese sorsan bi roman adı söyle diye herkes Çalıkuşu derdi, herkes az çok bişey de bilirdi bu roman hakkında. Ama işte okumaya değer bulmamışlar yada kitap okuma alışkanlıkları yok" demişti.
Daha dün gibi hatırlarım bu sözleri. Pekçok konuda ahkam kesip aslında içi boş olanlaraydı bu söz. Kitabı çok duymalarına rağmen merak edip okumayanlaraydı. Bildiğini zannedip bilmeyenereydi.
Bu anımı niye mi anlattım bildiğimizi zannediyosak bi kitabı okumamız gerekir, dizisini izlemek yada hikayeyi az çok bilmek işe yaramaz. Kitap sadece içindeki olay değil o olayın nasıl anlatıldığı, içindeki ince ayrıntılardır.
Eğer sizde aa ben bu kitabı biliyom deyip okuma gereği duymuyorsanız gidip bir an önce başlayın derim...