hasanburkan
Genç Mann'ın, 'aristokrasinin yalnızlığı'nı anlattığı bu romanın dilimize bu kadar geç çevrilmesi büyük bir kayıp olsa da, güç olmamasından yanayım. Eserin Almanca baskısını uzun yıllar önce okudum ve biraz da çeviriye olan merakımdan kitabı satın aldım. Mütercimin ismini daha önce işitmiş değilim ancak kelimenin tam manasıyla "HARİKULADE" bir iş çıkarmış. Kendisini tebrik etmek lazım. -Her romanında olduğu gibi- Bu romanda da Mann'dan otobiyografik izler taşınıyor. Klaus Heinrich adlı doğuştan kusurlu prensin, ruhsal problemler çeken ve iktidardan hoşlanmayan ağabeyine vekalet etmesi ve ilk defa âşık olması gibi olayları anlatan bir nevi Bildungsroman özelliği taşıyor. Mann, kendi doğduğu aristokrat çevreye duyduğu yabanıllığı böylesine kâğıda dökmüş olmalı. Mann'ın zirve yapacağı "Büyülü Dağ" (der Zauberberg) eserine kadar giden yolda önemli bir yapı-taşı olduğuna inanıyorum. Üslûp ve dil oturmaya uğraşıyor.