Zâhirim
Kitapkurdu
Duygularımızı anlatmaya uygun bir kelime bulamadığımızda, en iyi anlatmak için onu başka şeylere benzeterek, duygumuzun gücünü ifade ederiz. Bunu yaparken de gibi kelimesi imdadımıza yetişir. Oysa hayatta yaşanılan, hissedilen, görülen kısaca Allah tarafından yaratılan hiçbir şey, hiçbir duygu bir birine benzemez. Sadece biz öyle sanarız. Kâr taneleri mesela, biz hepsini aynı görürüz, oysa hiç biri birbirine benzemez, benzersiz tektir. Gibiyle aslında bizimde anlatmak istediğimiz bu benzersizliktir. İşte Talha Bora Öğe de yine kendi gibi, yüreğinden geçenleri "gibi" kelimesiyle ifade ederek aslında o duyguların ne kadar samimi, içten olduğunu, o duyguların gücünü anlatmış.
Mecnun gibi seviş, Ferhat gibi gerçek sevenin peşinden gitmiş, arif gibi hakikati görmüş, hepimiz gibi acı çekmiş, göz yaşı dökmüş. Ve susmuş gerçek Aşık gibi. Bende o satırlarda varım, Leyla gibiyim, yürekten seven gibiyim, özleyen, ağlayan gibiyim. Aslında sadece ben değil; her şey, hepimiz, dinleyicileri, okuyucuları varız, onun gibi o satırlarda.
Yüreğine sağlık. Onu okuyun ama gerçekten hissederek okuyun.