BurcuA.
Bir kitap bittiğinde hiç hüzünlendiniz mi? Ve aynı zamanda mutluluktan ağlamak istediniz mi? Bu kitabı nasıl anlatsam, hangi sözcüklere sığdırmaya çalışsam bilemiyorum. Siz en iyisi bırakın bu yorumu okumayı ve bir an önce alıp okuyun. Güneş'ini kaybeden Handan'ın hayata sıfırdan başlaması insanı imrendiriyor. Mecnun'un hayat görüşleri o kadar doğru ve çarpıcı ki okuyanda farkındalık yaratıyor. Hele Handan'ın ananesinin masalları... Var oluşundan bu yana insanoğlunun nasıl da mutluluğu elinin tersiyle ittiğinin kanıtları sanki... Karakter zenginliğiyle herkesin kendinden bir parça bulacağı ve Ege'nin o muhteşem doğasıyla sarıp sarmalanacağınız bir roman Güneş Çavması. Hayata dair kısacık ama etkili cümleleri aklınıza kazımak için onlarca kez okuyorsunuz: "Kendine uğramadan gitme bu dünyadan..." "Kalbine rahat ol kızım, sıkma kalbini..." Bu cümlelerden sadece ikisi. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen o kadar dolu dolu ve o kadar ustaca işlenmiş ki olaylar... Romanda adı geçen her şarkıyı bulup dinledim ve kızdım kendime bu kadar güzel şarkıları niçin daha önce fark edemedim diye. İmrendim aynı zamanda Dünya Varmış'a. Hem kalemi hem de kulağı bu kadar güçlü olduğu için. İyi ki okumuşum bu kitabı yoksa kendime uğramadan, uğramaya çalışmadan geçirecektim bir ömrü. Kitabı yeniden okumak için sabırsızlanıyorum.