öğretmenVEneyzen
Kitapkurdu
Aydınlar ve köylüler...İkisi arasındaki farkı çok iyi vurgulayan,çok dokunaklı anlatan bir roman.Çanakkale’de kolunu kaybeden ve İç Anadolu’da bir köye yerleşen bir subayın kaleme aldığı notlardan yola çıkılarak Kurtuluş Savaşı’ndaki Anadolu köylüsü resmedilmiş...
Yazarın sanatına hayran kaldığımı belirtmeliyim...

“...Utanç,bir yara gibi yüze yapışır ve alnımızın ortasından kanımızı emmeye başlar...”
“...Yalnızlık dinmeyen bir sızı gibidir...”
“...Hayat bizi bir deniz üzerindeki arızî pislikleriyle,dalgalarıyla ite ite nasıl bir kuytu sahile atarsa öylece bu ıssız tepenin eteklerine atıp bırakmıştır...”
“...Katı yürekli toprak!Bir gün cesedim bir daha kalkmamak üzere üstüne düştüğü vakit,kim bilir,beni bağrına ne vahşi bir huşunetle bastıracaksın...”
“...Ateşe atılmış bir adamın yüzüne akıtılan bir damla suyun değeri nedir?Bir gece yarısı,bir çölde yolunu şaşırıp kalmış adama,uzaktan görünen bir ışığın değeri nedir?...”
“...Ölüm,belki cismanî hazların en büyüğüdür...”
“...Meğer,bir cadı kazanı gibi kaynayan kafamın biricik ihtiyacı böyle bir dize yaslanmaktan ibaretmiş...”