Mustafa Biltünkü
Sayın Öztürk , medyanın hakkında cıngar çıkardığı bu kitabında da kendine özgü üslubunu(bu uslubu hiç takdir etmiyorum) devam ettirmiş. Sorulaştırarak vermeye çelıştığı bilgilerin yetersizliğinden olsa gerek iki de bir diğer kitaplara atıfta bulunması hiç affedilir gibi değil.
Ona muhalif çevrelerin “Yaşa Hoca para peşinde, kitaplarını sattırarak karunlar gibi yaşamak istiyor...” tezlerini doğrulatırıyor. Ve buna ben de Cevap veriyorum’u okuyunca katılmak zorunda kaldım.
Dabbetül arzla ilgili bölümü biraz doyurucu buldum. Ama ne yazık ki aynı konuda farklı düşünen kesimi okuyunca (mesala; yeni şafak ta da yayınlanan Hayrettin Hocanın Tarihini hatırlayamayacağım yazısı...) dabbetül arz konusunda da çok sathi kaldığını ifade etmem gerekiyor.
Kuranın sıralamasının iniş sırasına göre olmadığını belirtirken şu andaki tertibin gelenek() geleneğe ne anlam veriyorsa..tarafından yapıldığını beyan ediyor. Buna delil ise yok... Oysa tertib gelenek tarafından değil vahiy tarafından tesbit edilmiştir.