Qudsulaqdas
Hezarfen
Tanınmış ve varlıklı bir aileden gelen, eğitimli, 9 dil bilen, Atatürk’le 1922 Eylülünde İzmir’in alınış günlerinde tanışmış, inkılapların bidayetinde, ilk meclis döneminde 2,5 yıl evli kalmış ve öldüğü 1975 yılına kadar verdiği sözde durarak evliliğine dair konuşmamış büyük bir insanın hayat hikayesi. Her ne kadar evrak-ı metrukesi Türk Tarih Kurumu’nun elinde olup ailesinin muvafakati olmadığından hala yayımlanmadıysa da Prof. Reşit Kaynar’ın 1979 da söylediği gibi “Latife Hanım’ın belgeleri incelenmeksizin devrim tarihinin, daha doğrusu cumhuriyet tarihinin yazılması mümkün olmaz.” Bu söz kitaba serlevha yapılmış.
İçerik olarak İpek Çalışlar’ın daha sonra çıkan kitap-kardeşi Halid Edib Biyografisinden çok daha itinalı olduğunu söyleyebilirim. İnceleme ve yorumlar bir tarih kitabı gibi belgeli olup daha ciddi tutulmuş; itham ve dedikodulara fazla itibar edilmemiş. Sanıyorum eldeki belgelerin ikinci elden olmasının etkisi yanında, Latife Hanımın kendi hatıralarına olan ihtiramının bu kitaptaki tezahürüdür.
Kimi kısımlarda yazarın meşrebi ile feminizm bahsinin yoğunluğu hissedilse de Atatürk’le herhangi bir şekilde alakadar olan kitaplarda görülen, efendim sahneden kahramanın kaybolup Atatürk’ten söz edilmesi hatasına pek düşülmemesi takdire şayandır.
Son olarak Kitapyurdundan aldığım “gözden geçirilmiş yeni baskı” etiketli bu “1. Basım: Temmuz 2011” nüshasının ara sayfalarında tam 16 sayfanın baskısız boş çıktığını belirtmeliyim.