KY-138843
Türkiye’de reklâmı fazla yapılan bir kitap bestseller olur. Okumayan bir toplumun gözüne sürekli sokulan, neredeyse eczanede bile satılan eserin bu kadar baskı yapması ve satması doğal. Turgut Özakman’ın emek verilmiş eseri, tarih bilgisi yok denecek kadar az olan okuyucuları kalbinden vurabilir. Bana kalırsa bu kadar satmasındaki en büyük etkende tarihi bilmeyen kitlenin fazla oluşu. Osmanlı dönemindeki insan tipini aşağılamak ve Kurtuluş savaşı dönemi ile geçmişi keskin çizgilerle Ortaçağ sınıfına sokmak tipik bir Osmanlı çekemezliği. Tarihi ile barışık olmayan bir yazarın kaleminden, siyaset kokan, resmi tarih yalanlarını yer yer tekrar eden bir eser. Ele alınan konunun kutsallığına ve anlatım sadeliğine lafım yok. Ancak Vahdettin’i vatan haini ilan etmekle, geçmişi örümcek kafalı sınıfına sokmakla tarihçilik olmaz. İktidarda olduğu dönemlerde gazetelere “Allah’tan bahsetmek yasaktır” diye tamim gönderildiği dönemleri düşünüp, eserde İnönü’nün İslamiyet hakkında kurgulanan değerlendirmelerini okuyunca komik bir çelişki çıkıyor ortaya. Bu kitabı okuyun. Ancak genel kurtuluş mücadelesinin dışında kitapta yazılan her satıra gerçek tarih gözüyle bakmayın… Türkiye’de geçmişi övmekle geçmişe sövmek arasındaki dengenin sağlandığı daha çok objektif eserler ve romanlara kavuşmak dileğiyle…