Bashorozlu
Okumaya başladığınızda sizi içine alacak, kendinizi bir yerlerde bulacaksınız, aklınıza gelmeyen acıları yüzünüze vuracak,
Afganistan halkının acıları, yaşayışları, örf ve adetleri...
Gerçek sevgi ve sadakati, kardeşliği, hüznü, acıyı, mutluluğu, paylaşabilmeyi...
Unutamadıklarım; "hasan'ın duvarın üzerindeki pantolonu, Emir'in arkasına bakmadan oradan gidişi, Hasan'ın oğlu Sohrab'ın lastik sapanıyla sehpanın altındaki pirinç topu Asef'in göz çukuruna gömmesi...
Üzüleceksiniz, sinirleneceksiniz, hatta kendinizi kaybedeceksiniz adeta ve bir çırpıda okuyacaksınız...