solindk
Kitabı okurken yazar Aschenbach'ın duygusal durumunu anlamaya çalıştım. Bu tinsel bir aşk mı, tasavvufi bir durum taşıyor mu, nazizmin etkileri mi diye? Çünkü hem Tadzio'yu antik Yunanlardaki tanrısal bir görünüşle tasvir etmekte ve ayrıcı eserin bir yerinde de tanrısal olanın aslında sevilende değil sevende olduğunu ifade etmekte hem de ondan arzu ile bahsetmektedir. Açıkçası net bir fikir edinemedim. Bu platonik sevgi tanrısal bir aşktan ziyade eşcinsel bir aşk barındırıyor gibi de geliyor insana, ki bu düşünce daha ağır basmaktadır. Aschenbach 'ın içinde bulunduğu ruhsal durum buna yol açmış da olabilir. Ya da Aschenbach, yaşlılığından iğrendiği ve utandığı için kendi gençliğine olan özlemini Tadzio'da buluyordu. Tadzio'nun suda kaybolmasıyla onun sandalyesinde ölümü aynı anda gerçekleşiyor. En nihayetinde yaklaşan Nazi tehlikesinin yazarın ruhsal durumunu parçaladığı ve bunun esere yandığı fikri daha kabul görecek gibi geliyor bana... Can yayınlarından çıkan bu eser tavsiyemdir...