muratsahink
4 kitabını da okudum. Bir solukta okunuyor kitapları. Akıl hastanesinde geçirdiği günlerin izleri hemen her kitabında mevcut, yaşama olan açlığı ve yakalandığı ölümcül hastalık sonrasında Avrupa trenle yaptığı ziyaretler ufkunu daha da genişletiyor. Türkiye´den Pavese´in kaldığı ve canına kıydığı otele giden ilk insan o oluyor. Kitaplarında öyküleştirmeden çok Tezer kendisini buluyor insan. Bu yüzden anlatılanlar ne kadar derin bir dil ile aktarılırsa aktarılsın bittiğinde "süper kitap!" diyemiyor doğrusu insan. Kitaptan çok birinin günlüklerini okumaya benziyor onun sesini dinlemek. Ve anlattıkları büyük acılar oldugu için bunlara eser gözüyle bakmaya çalışırken Tezer´in varlığına takılıyor insan. Gerçi onunda edebiyat adına yazdığını sanmıyorum ya ! Her durumda nefis bir kadın, nefis bir akıl. Okunmalı mutlaka..