aerolaconic
Kitapkurdu
Aytmatov'u tarife zaten gerek yok. Abartısız söylüyorum yol ortasına düşmüş bir ağaç dalı hakkında 100 sayfa yazı yazsa tek satır atlamadan okurum. Bir insanın doğa, insan tasvirlerini bu kadar güzel yapabilmesi, karakterlerin iç dünyasını bu kadar net aktarabilmesi akıl alacak gibi değil.
Kaldı ki "Cemile" ilk bakışta bir çoğumuza itici, ahlak dışı gelebilecek bir aşk hikayesi... (Zaten olayı anlatan karakter de bu ikilemin içindedir)

Sovyet-Alman savaşı sürerken, asker karısı Cemile ile savaşta yaralandıktan sonra ıskartaya çıkıp ata topraklarına geri gönderilen Danyar'ın aşkını yıllar sonra ressam olmuş Cemile'nin kıçıne-bala'sının (Cemile'nin kaynı) gözünden anlatılıyor. Ancak bu imkansız aşkın ayrıntılarında Kırgız köylerinin yapısı, savaşın Sovyetler üstüneki kültürel, toplumsal, ekonomik etkileri ustaca serpiştirilmiş.

Gönül isterdi ki; kitabın kapağında, bizi bu aşktan haberdar eden ressamın çizdiği ve hikaye içinde tüm ayrıntılarıyla bahsettiği resim birine çizdirilip kullanılsaydı. İçimde kalan tek uhte de budur.