tan0006
Kitapkurdu
Kara Kitap, birçok özelliğinin yanı sıra kesinlikle bir dedektif romanı. Her şeyin potansiyel yan anlamları var, dedektif İstanbul sokaklarında çılgınca dolaşarak anlam arayışına düşüyor ve ipuçlarından oluşan bir sele kaptırıyor kendini. Şehirlerin başlı başına bir karakter oldukları bu tür romanlarda olduğu gibi örneğin James Joyce'un Ulysses'i, İstanbul da arayışını sürdüren Galip'i sürekli olarak fiziksel ve ruhsal olarak tüketmekle tehdit ediyor.
Pamuk nesnelerden, onların, gizemli bir biçimde ortadan kaybolan karısı Rüya'yı arayan tükenmiş durumdaki Galip üzerindeki etkilerini tarif etmekten hoşlanıyor. Galip'in kuzeni, meşhur bir köşe yazarı olan Celal de kayıptır ve bir süre sonra bu iki olay arasındaki bağlantı netleşmeye başlıyor. Pamuk, hikâyeyi, tasvire dayanan bir uslupta sürdürüp, içine Galip'in nerotik analizlerini ekleyerek sıradan bir hayat portresinden bireyin kimliğine yönelik metafiziksel spekülasyonlara geçme yoluyla hikâyeyi biçimlendiriyor. Bu kitap İstanbul'a ve çöküşün alegorisine ustaca yazılmış bir aşk şarkısı olabilir ama her şeyin ötesinde, dedikodularla şekillenen bir dünyada gittikçe zor bulunur hale gelen hikâye anlatıcılığının kutlanmasıdır.