umutseyhan75
Kitapkurdu
Grange'ın tarzı, çoğu gerilim yazarından farklıdır. Tüm romanlarında psikolojik ögeler ve okuyucuyu olayların içinne çekerek roman kahramanlarından en azından birisi ile mutlaka özdeşleştirmeye çalışma çabası onun romanlarındaki en sık rastlanan özelliklerdir. Grange, uzun olaylar dizisi ile gerilim yaratır. Hızlı sahnelerle gerilim yaratmayı sevmez. Zaten açıkcası bunu yaptığı ender zamanlarda da çok başarılı olduğu söylenemez. Grange romanlarından çekilen filmlerin çok önemli oyuncular ve büyük bütçelerle çekilseler bile hiçbir zaman çok başarılı olamamalarının nedeni de budur. Bir Grange öyküsünün yaşattığı gerilim, asla kısa soluklu değildir ve filmlerde uzun soluklu gerilim yaratmak da neredeyse olanaksızdır.
Gelelim Taş Meclisi'ne. Taş Meclisi, Grange tarzının tavana vurduğu romandır. Bütün romanları içinde o diğerlerinden çok daha ağır ve yavaştır. Taş Meclisini okurken kendinizi yazarın yönlendirmesine bırakıp hikayeyi yaşamaya başlarsanız, içinizi sıkacak, üzerinizde tonlarca ağırlık hissettirecek bir gerilimi yaşarsınız. Yok ben anlık olaylardan, dehşetli ve gerilimli sahnelerden hoşlanıyorum diyorsanız, Grange zaten size uzak, bu kitap ise asla size göre değil. Öyleyse bir sürü bilinmezin içinde bir adım ötenizi bile göremezken buz gibi Moğol düzlüklerinde yol almanın ne demek olduğunu asla bilemeyeceksiniz demektir.