muptedi
Birinci hikayeyi okumuş, "yok becerememiş, ananeler böyle küfretmez, bilmediği bir dünyayı yazmış" diye düşünürken, ikinci hikayede, otuzuncu sayfada "bana balık tutmayı öğretme Nilüfer, bana balık ver" cümlesiyle ilk sesli gülüşüm geldi. Tam bir kaybeden hikâyesi, çok beğendim .özellikle ikici ve sonuncuyu. Insanın sefaletine bu kadar mı güzel ayna tutulur... o iğrenç o sefil yaratıklar, nasıl da bendiler. Hem iğrenip hem acıdım onlara... ben ve benim gibi bütün kaybedenler adına tebirikler.