Hayat_Tadında
Kitapkurdu
yorumlar nedeni ile kitabın sonunun acıklı bittiğini öğrenmiştim. ancak bu tür bir sonu hiç beklemiyordum. hafta sonu yapmam gereken onca şeye rağmen her şeyi bıraktım ve 2 günde çevremdeki bütün dikkatimi dağıtmaya çalışan dış etkenlere rağmen kitabı bitirdim. halende etkisinden kurtulumadım. will'e zaman zaman hak verdim." kendi parmaklarınla yaptığın yemeği yiyemeyeceksin, çocuğunu kollarının arasına alamayacaksın. zorunlu ihtiyaçlarında bile birine bağımlı kalacaksın" ama kendisi için böyle bir sonu planlamış olması da beni çok etkiledi. hatta internetten isviçredeki bu kliniğin olup olmadığını da araştırdım. patrik'e sinir oldum. olayı basına yansıttığı için hırslandım. sayıp dökmek istedim. lou'nun konserde will'in gömleğinin etiketini dişleri ile sökmesini, will'in eski sevgilisinin düğününde yaşadıklarını, zorda olsa çıktıkları cennet gibi tatili gülümseyerek okudum. kısacası bitmesini, özellikle de böyle bir sonla bitmesini de hiç istemedim. will böyle bir kaza geçirmeseydi acaba lou'nun farkına varabilirmiydi diye düşündüm. will ile karşılaşmak, onun hayatının 6 aylık bir süresine ortaklık etmesine rağmen lou için acıda olsa iyi bir şansdı. kendinin ve hayatının farkına vardı. korunaklı kabuğundan çevresinden çıkma cesaretini gösterdi. kitabın sonu biraz daha uzatılabilirdi. beğenerek okudum.