deepsilence
yazarın bu bambaşka eserini, haklı ün elde ettiği eseri SİMYACI ile kıyaslama sebebini anlamamak bir yana,yapılan mukayesenin hem yazara,hem eserlere hemde bizzat kendilerine haksızlık olarak görüyorum şahsen..

eser, var olan HER ŞEY gibi, tek ve kendidir..içeriği de tesadüfi gözükmesine rağmen aynen bu tanımı vurgular..
zaman'ın getirdiklerinin de aynı gözükmesine rağmen her sefer yeni bir oluşumla tek ve kendi olduğunu vurgular..
eşi ile ilişkisinin herkesin yaşayabileceği günlük yada tanıdık sıkıntılar gibi gözükmesine rağmen o çifte ait ve kendine özgü çözümler gerektiren problemler olduğunu gözler önüne serer..
ve iletişim kavramını irdelemeye itiyor okuyanı..
bunun yanısıra, ARAMA, ARAYIŞ, BULMA ve BULUŞMA kavrmalarını da tekrar tekrar gözden geçirmek zorunda kalıyorsunuz eser boyunca..
yazarın kendine özgü yaptığı tasvirlerde de mekanlara ve kişilere aşina oluyorsunuz..
amacın ne olduğunu katılaşmış bir sebeple(bakış açısı),
kaybetmiş olan yazar eserde de başkarakter durumunda..
durup düşünmeden bitiremiyorsunuz sayfaları..
bir yorumda daha belirtildiği gibi yolculuk sırasında okumuştum ben de..sanırım en doğru eşlik de yolculuk olacak okunmasına, kitabın içeriği itibariyle de..