müge
Puslu Kıtalar Atlası'nı okulda bir dersimiz için okumuştuk. İyi ki de hocalarımız bu kitabı seçmişler, bir kitaptan öte birşeydi okuduğum. bu kadar ustaca kurgulanmış bir senaryo sürekli insanı şaşırtan kurgu sırası kitabı elden bırakılmaz bir hale sokuyor. Hiç aklınıza gelmeyecek olaylar, kişiler hiç beklemedğiniz zmanlarda karşınıza çıkıveriyorlar, bambaşka bir halde. Felsefenin anlaşılmazlığı önyargısında olanları tarhin içinde gezdirerek bu yargıyı çürütmüş İhsan Oktay Anar. İnsan bir an gerçekten var olan kim ya da varlık diye bir şey söz konusu mu diye düşünmeden edemiyor. Yoksa bizler de mi birer düşüz? Peki düşler ve biz var mıyız aslında?