KY-367941
Bu kitap içeriği bakımından bir kaç açıdan özel önem taşıyor:

1) Amerikan yahudi lobisinin Truman'ın 1948 kampanyasında finansal destekte bulunarak kritik rol oynayacak kadar ta o tarihlerde Amerikan siyasetinde etkin oluşu (bu İsrail'in kuruluşunun ilanından 11 dakika sonra ABD tarafından tanınmasını açıklamaya yeter), Kennedy'nin seçimi yahudi oyları sayesinde kazandığı itirafı (yahudilerden aldığı oy oranı kendi mezhebi olan katoliklerden aldığı oy oranından yüksekmiş) ve Lyndon Johnson'ın tam bir yahudi dostu oluşu (geçmişi ve kişilik yapısı düşünülürse bu şaşırtıcıdır) ki her ne kadar daha yüzyılın başında Tammany Hall'da etkin olup Demokrat Parti içerisinde bir düzeyde çevre kazanmışlarsa da Amerikan senatosunun % 10'unun yahudi senatörlerden oluşması, yahudilerin Amerikan bürokrasisinde çok etkin görevler yürütmesi vs. son 30 yılda gelişmiş bir durumdur.

2) İsrail'in kuruluşunun hemen ardından nükleer güce sahip olmak için Ben Gurion'un iradesiyle çalışmalara başlaması, Fransa'dan teknik destek alarak ve gizli yollarla ağır su temin ederek Dimona reaktörünü daha 1970'lerin başında nükleer bomba üretecek hale getirebilmesi.

3) SSCB'nin anti-İsrail tutumunun açıkca ortaya konuşu, İsrail-Amerikan ilişkilerinin teknolojik ve istihbarat bilgi paylaşımından etkilenişi. Çok insanın ABD'nin İsrail'in kuklası olduğunu düşünmek hoşuna gidiyor ama resmi bu kadar basite indirgemek yanılsamalara sebep olmakta.

Kitapta beni etkileyen bir anekdot oldu: Kissinger bir konuda yardımını isteyen Golda Meir'e kendisinin önce bir Amerikalı sonra da yahudi olduğunu söyleyince Golda Meir; "biz İsrail'de sağdan sola okuruz oğlum" demiş.