fırtınakusu
Kitapkurdu
Orhan Pamuk üzerine...
Orhan Pamuk ile lise yıllarımda tanışmıştım. İlk okuduğum kitabı Yeni Hayat'tı. Sonra bunları Beyaz Kale, Kar, Benim Adım Kırmızı takip etti. Bu bahsettiğim tüm kitapları bende derin etkiler bıraktı. Her birinin kurgusu ve hikayesini kitapları okumama üzerinden yaklaşık yirmi yıl geçmesine rağmen hatırlarım. Sadece Kara Kitap'ı okuyup okumadığıma emin olamıyorum. Orhan Pamuk'u bu kadar yakından takip eden bir okur olarak Masumiyet Müzesini heyecanla alıp okumaya başlamıştım. Ancak ilk defa bir Orhan pamuk kitabını yarıda bıraktım. Kızdım, hatta sinirlendim niye Masumiyet Müzesine giremiyorum diye. İki yıl sonra üç gün önce Cevdet Bey ve Oğullarına başladım. Kitabın yarısını üç günde bitirdim. Kahramanlar sanki yanı başımdalar sürekli zihnimdeler. Bir kahramanın ölümü bende derin bir etki bıraktı gözyaşlarıma hakim olamadım okurken. O ne müthiş bir anlatımdır. Bunun üzerine şunu anladım. Orhan Pamuk okumak insanın ömrüne yayılan bir süreç. Farklı dönemlerde farklı kitapları iz bırakıyor sizde. Kim bilir aradan zaman geçecek birgün Masumiyet Müzesini elime alacağım yeniden ve üç dört günde bitireceğim sonra gideceğim İstanbul'a müzeyi gezeceğim. Bir kitap yorumundan çok Orhan Pamuk yorumu oldu farkındayım. Ama zaten Nobel ödüllü bu yazarın kendisi bir kitap gibi adam. Son sözüm sadece Cevdet Bey ve Oğulları değil Orhan Pamuk'un tüm kitaplarını kütüphanenize alın. Nasıl olsa onlar yaşmınızın bir döneminde sizin okuma serüveninizde kendini gösterecekler.