keif
Kitapkurdu
Beyoğlu'na çıktığım zaman başımı kaldırır ve o eski binalara bakarım. Kimi eski yüzlüdür, kimi eskidir ama eskimemiştir. Bazısı terk edilmiştir. Kimbilir arka sokakları dolaşsam neler görürüm. Neler görürüm sorusunun cevabını Ahmet Ümit'in bu romanında buldum. O da benim gibi başı havalarda gezmiş Beyoğlun'u. Farklı coğrafyalara taşımış o da başarılı bazı yazarlar gibi okuru. Biraz Fransa, biraz 2.Dünya savaşı, biraz günümüz derken ortaya tebrik edilmesi gereken bir polisiye eser çıkmış. Heyecanlanmadım desem, şaşırmadım desem kesinlikle yalan olur. Ancak romanın sonunu sezdim dersem yalan olmaz. Eh, o da kendimi biraz akıllı hissedip rahatlamamı sağladı. Polisiye romanın bir türü de bu değil mi zaten?