dumlupınar
ortaokulu terk etmiş bir kişi tarafından yazılmış bir kitap olarak düşününce iyi denilşebilecek bir kitap. Fakat nobel aday gösterilen bir yazarın kitabı denilirse her yönden zayıf bir kitap. Yazarın tasvirleri de çok zayıf canlandırmak istediği karakterler de. Kitaba efsane adı koyulmuş fakat alakası yok. Tarihe ve sosyolojiyede aykırı yalan yanlış bir sürü şey var. Kasıt olmadığını düşünmek isteerdim. Mesele kitapta Osmanlının kafir olduğunu söyleyecek kadar ileri giden hakaretler var. Ne var bunda gelmiş geçmiş osmanlı diyenler olabilir. ama bir gün bizler de budünyayı terkedeceğiz biz geçmişimize sahip çıkmazsak bize kim sahip çıkar. Osmanlıya her türlü eleştri yapılabilir lakin kafir olduğunu söylemek hatta düşünmek için özel bir kin sahibi olmak lazım. 600 Yıl islam için savaşmış bir devlet için bunu söyleyenin ne olduğuna bakmak lazım. Dinime söğen müslüman olsa bari... Bu kitabın efsanelik bir yanı yoktur daha çok bir isyan senaryosunu andırıyor. Aşk gibi yüce bir duygu kötü emellere alet edilmiş. Dostoyevski ya da Tolstoy romanlarını keyifle okuyabilenler ne söyledklerime biraz hak verirler gibi fakat suç ve cezayı sıkıcı bulup bir kenara bırakanlar bana bu yorumlarımdan dolayı paranoya teşhisi koyabilirler.
b.sandir
b.sandir 06 Şubat 2013
Bu kitabın aşkla uzaktan yakından bir alakası yok.Tamamen devlete karşı isyan senaryosu üzerine kurulmuş , kürt popülizmi yapan ve bence hiçbir edebi değer taşımayan bir kitap.Yaşar Kemal in niye nobel aldığı, niye Fransa başta olmak üzere belli ülkelerde övgüyle bahsedildiği apaçık ortada...