Talha Coşkun
Dostoyevski ve bu kitabı hakkında söylenecek fazla birşey yok sanırım.Kitap okumayla az çok haşir neşir olan birinin ismini ilk duyacağı ve herkesin methettiğini ğöreceği birkaç kitaptan birisidir.
Dostoyevski insan psikolojisini belki psikologlardan daha iyi tahlil etmiş belki de anlatmasını daha iyi biliyor.Ancak ne bir psikoloğun ne de bir yazarın insan ruhunu bu denli başarılı bir şekilde betimlemesi bence mümkün değil.
Bu şaheser kitabın psikolojik yönü devamlı anlatılır ama ben başka bir yönü üzerinde durmak istiyorum;Dostoyevski dönemi Rusya'sının içine düştüğü inanç çıkmazında gençlerin nasıl nihilist ve komünist olduklarını da gözönüne sererek kurtuluşun Allah'a inanmakta olduğu etkili bir biçimde anlatılmış.(Tabii burada Dostoyevski kendi hayatındaki inanaç macerasından da bir kesit sunmuş oluyor.)Bu konu Tolstoy'un Anna Karenina'sında da işlenmiş.Orada da Constantin Levine'in önceleri Allah'a inanmayıp sonunda iman ettiği görülüyor ve iki kitabın kahramanları da mutluluğa para ile değil inanç ile ulaşıyorlar.Dünya edebiyatının -özellikle Rusların- bu iki zirve eserinde konunun bu yönden de incelenmesi bence dikkat çekici.
Suç ve Ceza'yı soluk almadan ve bir an bile sıkılmadan okuyacağınızdan emin olun ve bilin ki bu kitabı okumamış olarak geçireceğiniz zamanlar ileride sizin için pişmanlık kaynağı olacaktır.