Gizliokur
Kitabı yazardan okuduğum ilk eser olarak değerlendiriyorum; dili sade, akıcı ve anlatımı sürükleyiciydi. Merak uyandıran hikayeye hevesle dalmış, "Şöyle olacak, böyle olacak" diye düşünüp beklenmedik sona doğru gelirken kendimi olaya derinden kaptırsam ve olayın içinde hissettsem bile, sonunu gereksiz yere karmaşıklaştırılmış ve biraz hayalperest buldum. Olay çözülürken bazı yerlerde "Böyle olması için yeterince ikna edici sebep değildi." ve "Gerçekte böyle olamazdı." desem bile (o yerleri kitabı okumayanlara ipucu vermemek için söylemiyorum) neredeyse tek solukta okuyup bitirdim. İtiraf etmeliyim ki sonunu kendi analizime göre yeterince gerçekçi bulmasam bile sonunda kalp atışlarımın hızlandığını hissettim ve bittiğinde derinden sarsılmış haldeydim. İnsana bir şey kazandırmasa da akılda kalan bir hikayeye dalıyorsunuz...