nurtenbegendi
Kitapkurdu
Mevlut'un öyle aman aman da bir tuhaflığı yok bence.Sıradan yurdum insanı.Romanın adı "Kafamda Bir Tuhaflık" olunca, ister istemez daha büyük tuhaflıklar bekledim.Bunun dışında hikaye de sıradan ve belki de böyle olduğu için son derece sağlam.Roman kahramanlarının her biri etrafımızdaki, içimizdeki insanlar.Fakat bu kadar basit şeyleri bizler oturup romanlaştıramıyoruz, Usta'nın büyüklüğü burada ortaya çıkıyor. Orhan Pamuk romanı önce ortasından biraz anlatmış, sonra başa dönüp sona kadar gitmiş. Bunun okuyucu için pratik bir faydasından ziyade, Mevlut'un yeknesak hayatının okuyucuyu sıkma ihtimaline karşı önlem olabileceğini düşünüyorum.Ayrıca baştan sona tüm hikaye, o olaydan etkilenen insanların ağzından anlatılmış.Tıpkı aynı banka soygununu yaşamış bir düzine insanın konuştuğu Amerikan belgeselleri gibi. Bu yüzden Rayiha'yı konuşturmak bence kitabın en büyük mantık hatasıydı.Bu elbette Mevlut'un babası için de geçerlidir.