mimarjimm
'Havariler', Gün Zileli'nin anılarının 1972-1983 yıllarını kapsayan ikinci kitabı. İlk kitap 'Yarılma', 12 Mart darbesinin ardından girilen illegalite sürecinin yenen ağır darbelerle hemen tüm militanların kendini cezaevinde bulması ve Deniz Gezmiş'lerin idamıyla son bulmuştu. İkinci kitap bu noktadan başlayarak öncelikle darbe sonrası özeleştiri sürecinin neden gerçek anlamda yaşanamadığını ve lider manipülasyonunun örgüt içi demokrasiyi nasıl kolayca hiçe sayabildiğinin görkemli bir örneğini anlatarak başlıyor. Çürüme buradan başlıyor ve Aydınlık hareketi devlet işbirlikçisi ve gammaz bir tarikat haline gelene kadar da durmuyor. Tarikat kelimesinin burada mecaz olarak kullanıldığını söylemek pek doğru olmaz. Üstelik 'Şeyh uçmaz mürit uçurur' aksiyomunun tersine burada müritlere şeyhin uçurulması gerektiğini dikte eden, dikte etmek ne kelime, emreden Doğu Perinçek'in bizzat kendisi. Zileli'nin anılarında en rahatsız edici noktalardan biri de yüzlerce hatta binlerce samimi devrimcinin doğru düzgün işleyen bir demokrasi oluşturacak basireti yıllarca gösterememiş olması; üstelik tek bir kişinin hegemonyasına karşı. Döneme damgasını vuran olguları, örneğin Maoculuğu ve bu bağlamdaki ideolojik-siyasal çekişmeleri yeri geldiğinde öyküye paralel olarak deşeleyen Zileli, kendisinin sorumluluğu olan-olmayan birçok yüz kızartıcı anıya da yer veriyor. Özellikle kendilerinden THKP/C'yi yeniden örgütlemelerini bekleyen ve çığ gibi büyüyen sempatizan kitlesine önderlik edemeyeceği korkusuyla Aydınlık'a iltihak eden Halkın Yolu önderliği ve taraftarlarının Aydınlık'a geçtikten sonra çeşitli yöntemlerle burunlarının sürtülmesi bu acı anıların başında geliyor. Bu insanların büyük bir kısmının şu veya bu şekilde saflardan uzaklaştırıldığı(eğer ajan ilan edilmedilerse) ve kendi kaderlerine terkedildiği de işin bir başka boyutu. Ahmet Telli'nin başlıktaki muhteşem dizesinin yanıtı buralardan bulunabilir. Gün Zileli ilk kitaptaki hoş kişisel anılarına bu kitapta fazla yer vermemiş. 'Profesyonel devrimcilikle' geçen yıllarda ailevi ilişkilerinin en alt düzeye inmesi nedeniyle fazla bir anısının olmaması gayet doğal. Eşi ve Doğu Perinçek'in kızkardeşi olan Feyza Perinçek'le düğünlerinde çekilen fotoğrafları ise hakikaten ibretlik. Ciddi devrimcilik bu kadar da abartılabilir mi? Yarılma kadar sürükleyici ve çok daha düşündürücü bir kitap.