mimarjimm
Gün Zileli'nin uzunca bir dönem Aydınlık Hareketi'nin tarihine paralel olan kendi yaşamından anılarını derlediği üçlemenin ilk kitabı Yarılma'nın arka kapağında r'nin bacağı uzatılarak Yanılma diye de okunabilir diyor, Zileli. Eski aidiyetlerini korumasa da değerlerini nostaljiyle karışık bir muhafazakarlıkla koruyanlar için irkiltici bir cümle, üstelik yanıltıcı da. Kitabın bir dönemler örneklerini çok gördüğümüz "Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler" tiradlarıyla süreceğini bekliyorsunuz doğal olarak. Ama öyle değil. Aksine Zileli, yıllardır anarşist olduğu sol cenahta herkes tarafından bilinmesine rağmen sosyalist olduğu dönemi ve sosyalistleri asla karalamadığı gibi özellikle ilk devrimci olduğu dönemleri 40 yıl sonra büyük bir heves ve sevecenlikle anlatışından rahatlıkla çıkaracağınız üzere devrim fikrine hala aynı yakınlıkta. (Hatta üçlemenin son kitabı Sapak'taki iddiasına göre anarşist olduktan sonra daha da yakın) Dolayısıyla böyle bir girizgah yanıltıcı olduğu ölçüde kitabın ilk yayımlandığı dönemde satışını frenleyici bile olmuş olabilir. Yarılma, çocukluk ve ilk gençlik döneminin anlatıldığı ilk yarısı da dahil olmak üzere hem çok keyifli bir dille hem de son derece nesnel bir bakışla yazılmış. Öyle ki yer yer Gün Zileli'nin objektiflik ve kendini kayırmama adına özellikle kendine saldırdığını düşündüğüm kısımlar da var. 1972'ye kadar olan dönemi anlattığı bu ilk kitapta Doğu Perinçek'le ve sonradan Aydınlıkçılar diye anılacak çevreyle tanışmasını anlatırken Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya gibi efsanevi isimler hakkındaki anekdotlarla da yakın tarihin bu en çok merak edilen devrimci simalarıyla ilgili yeni veriler sunuyor. Bugün MHP'yle milliyetçilik yarışına giren Doğu Perinçek'in güç ve iktidar tapınmasının kökenlerini de 68-'72 döneminin devrimci öğrencilerinin kendi aralarındaki çekişmelerde aldığı ilginç tutumlarında farkedebiliyorsunuz. Son derece iyi bir anı kitabı. Özellikle devrimci hareketin tarihine meraklılara hararetle önerilir.