... ötekiler hiç böyle bir şey yapmadılar", diye Novalis'in bir cümlesini epigraf yaparak başlıyor ki Yeni Hayat, bir kitap hakkında kitabın yazarından daha doyurucu sözleri, üstelik kitap yazılmadan yüzlerce yıl evvel eski bir yazarın etmiş olması üzerine düşündüm ister istemez; kitabı bitirdiğimde. Öyle ki önce böyle bir cümlenin hiç edilmediğine, sonra da yazarın tüm kitabı bu cümleye çarptıktan sonra tasarladığına inandım. Bir zaman ben de bir kitap okudum (Kara Kitap) ve ahdettim Orhan Pamuk'un yazdığı her şeyi okumaya. Sıra Yeni Hayat'a geldiğinde Pamuk'un bu en çok satılan kitabının en çetrefilli kitabı olması biraz tuhaf geldi açıkçası. Romanı başta belirttiğim hislerle sevdim. Yine de eğer yazarın düşündüğü kitabın bana hissettirdikleriyse eğer, meramını anlatmada tam bir başarı olduğunu söyleyemem. Neyse bunun üzerinde durmak çok da önemli değil. Bu kitap biraz da seyrettiğimiz filmlerden, okuduğumuz kitaplardan, yaptığımız eylemlerden nasıl olup da bir iz taşımadan, bir yara almadan hayata devam edebildiğimiz üzerinedir bence. (Kara Kitap'ın Karlı Gecenin Aşk Hikayeleri bölümünde öyküsünü anlatmaya başladığında başka biri, bitirdiğinde başka biri olan emekli asker hatırlansın.) Tipik bir Orhan Pamuk anlatısı, ama okuru sarmada diğerleri kadar başarılı değil.