minstrel
Kozanoğlu bir kitap yazmadan en az yüz kitap okumakla övünür ama romanlarında tarihi sürekli çarpıtır. Hangi kaynaklara dayanıyorsa bir bakarsın tarihte bizim kahraman ya da iyi bildiğimiz biri romanda hain, aşağılık veya gülünç bir karakter olup çıkmış. Yıldırım Bayezit taht uğruna cinayet de dahil her türlü melaneti işler. Ya da tersi olur. Mesela onca müslümanın katili Arslan Yürekli Rişar Hilal ve Haç romanında kılıcı zorlu bir kahramana dönüşür. Sencivanoğlu sözde Afrika’da geçen yarı kurgubilim bir tarihi romandır. Normalde yalnız yaşayan leoparlar burada çift gezer. Sadece Avusturalya yerlilerine mahsus sandığımız bumerangın hikayemizde öyle gelişmiş bir versiyonu kullanılır ki hedefe isabet ettikten sonra dahi sahibinin eline geri döner. İnsan yiyen ağaçları ise hiç sormayın. Acaba tarih romanları yazarının işi tarihi kurgubilime dökme yetkisi var mıdır? Bu kitabı hiç sıkılmadan zevkle okuyabilirsiniz ama sonrasında size ne kazandırır bilmem.