Güngör Beker
Gerçekten etkilenmemeniz mümkün değil.Bir ders havasında yazılmış,Hemingway'in devrimcilerinden çok farklı ve bilinçli bir sosyalistin hikayesinin epik yaklaşımla anlatıldığı bir roman.2700 yılında eski günlükleri karıştıran biri 20.yy başında Amerika'da işçi hareketi liderinin karısının günlüğünü bulur.Dipnotlar bulan kişiye anlatım kadına aittir.London'un Dostoyevski'ye rakip olacak sürükleyicilikte anlattığı hikaye daha çok uzun diyaloglardan oluşuyor.Romanın en beğendiğim yanı sonlarında infilak etmiş bir toplumun hikayesi bir baskınla son bulur.Araştırmacının yazdığı notlar size bir yön verir ama sonunu bize havale etmiş.Saklamaya lüzum yok mutaasıp bir insanım ama sosyalizmin yanlış anlaşıldığına bu kitaptan sonra iyice ikna oldum.