CemC
Kılavuz'u okumaya başladığımızda ister istemez ne anlatıldığına dair sorular oluşuyor kafamızda: acaba anlatıcıyı takip ederken olup biteni kavrayabiliyor muyuz? Çünkü anlatıcı yani Uğur da emin değil tam olarak ne olduğundan, düşleriyle gerçekler içiçe geçmiş, daha önemlisi birbirine dolanmış halde akıp gidiyor. Bazen, hatta sık sık anlamaktan çok dilin güzelliğine kendimizi bırakabiliyoruz. Dil bu kadar güzel kullanılabiliyor mu? Aşağıdaki linkte çok güzel bir inceleme var, mutlaka okumalısınız: http://bulentozgun.blogspot.com.tr/2015/04/kilavuz-bilge-karasu.html