CemC
Heyecanla okudum. Anlatımını, üslûbunu beğendim; yazarın bir söyleşisinde söylediği gibi kitabın şiirler, kutsal metinler gibi farklı kaynaklardan harmanladığı bir üslûbu var ve olayların akışındaki hıza paralel bir şekilde tadını veriyor, etkileyici oluyor. Ancak kitabın alegorik olmak için özellikle saray inşa etmek gibi aleni örneklerle kendini çok açık belli etmesi, kendi adıma, son 30 sayfayı okurken rahatsız etmedi değil beni; çünkü böyle yaparken olayın edebi yanı alegorinin gerçekliği yanında ezildi gibi geldi bana. Artık hikâyedeki Oedipus değil de gerçeğinden bahsediliyor gibiydi. O zaman sanki hikâyeden koparak karakter ve olayların gerçeğiyle birebir benzerlikler ve hepsinin nihayeti gibi beklentiler ön plâna çıktı. Elbette bunlar benim hislerim ve düşüncelerim oldu. Yazarın Gezi'ye özellikle bir selâm durduğu ve eseri iyi niyetli bir biçimde, bir umutla bitirdiği görülüyor.