sanemcan07
Hayatına çoban olarak başlayan ama amacının asıl olarak gezmek ve dünyayı görmek olan bir gencin hikayesi gibi başlıyor kitap.Okurken her satirina dikkat etmeli... Sadece guzel oldugu icin degil, en onemli dersleri akici diliyle bir kitaba sigdirdigi icin. Bazen hayatta çok uzaklarda aradıklarınızın aslında sıze sandığınızdan da yakın oldugunu,yalnnızca görmeye çalışmanız gerektığını anlatılıyor. İnsanlar kişisel menkıbelerini kendileri yaratır.Kimse hayalinin peşini bırakmamalıdır.Aslında kitapda Doğu etkisi çok büyük, bu yüzden okuyucuya son dere mistik geliyor. Çöl, çöl rüzgarı ve güzel kadınlar büyüyü daha pekiştirip arttırıyor. Hikaye bir rüya görüp onu bulmaya çalışan gencin, karşısına çıkan ve yeryer onu yönlendiren güçlü bir simyacı ve kralla devam ediyor. Onlar ona yol gösterirken kendine güveninin artmasını ve amaç edindiği yoldan dönmemesi sağlıyorlar. Anlattıkları ve öğütleri bundan fazlası değil. Genç menkıbesini kendisi keşfediyor. Tıpki binbir gece masallarındaki hikayeler gibi. Bu kitap beni etkileyebilirdi. Defalarca okumamı sağlayabilirdi. Eğer Mevlana’nın “Meslevi” sini okumasaydım..!