Historian007
Kitapkurdu
1919-20'lerde işgal orduları Halifenin mülkünü ele geçirirken, günün halifesi Vahdettin ve onun emrindeki Şeyhülislam, bu işgale karşı direnenler hakkında idam cezaları veriyor, Kuvayi Milliyecileri öldürenlerin cihad etmiş sayılacağını bildiren fetvalar yayınlıyorlardı. "Yunan ordusu Halifemizin emriyle ilerlemektedir, Yunan'a karşı gelen Halifeye karşı gelmiş sayılır ve dinden çıkar, cenaze namazı bile kılınmaz" yazılı bildiriler, Yunan uçakları tarafından köylere atılmakta ve ne yazık ki halk üzerinde epeyce etkili olmaktaydı. Bu fetvayı yazan Şeyhülislam bozuntusu Mustafa Sabri denen şahsın adına 2007 yılında Tokat'ta bir vakıf kurulduğunu da geçerken belirtelim. Yani Halifelik makamının yeniden diriltilmesi, tek bir merkezden bütün İslam coğrafyasına etki edebilme olanağını sağladığı için, en çok emperyalistlerin arzu ettiği bir şeydir. Zaten son Halife Vahdettin de, bu ünvanın bütün tarihsel itibarını sıfırlayan bir şekilde emperyalistlere sığınmıştı.