İkarus
Kitapkurdu
kitapta inanılmaz bir kahraman yaratılmış ve bu kahramanla bir dünya görüşü verilmeye çalışılmıştır. kitap baştan sona çok ilginç olaylarla, dialoglarla, fikirlerle örülmüş. en ilginci ise kitabın sonunda roman kahramanının yazarla-mıguel unamuno- buluşmaya ve konuşmaya gitmesi. burada sadece alışılmışın dışında bir roman kurgusundan ya da ilginç bir teknik kullanılmasından daha önemli olanı bu kurgudaki felsefi boyuttur. yazar burada tanrı inancını vurguluyor. yazar üzerine derinlemesine araştırma yapmadan dine bakış açısını değerlendiremeyiz bunun nedeni bu öörgüde ortaya iki temel tanrı felsefesi atabiliriz. birincisi dinine bağlı insanların kader inancıyla bağdaştırılabilir; roman kahramanı m. unamunayla konuşurken benim hareketlerimi kontrol etmeni istemiyorum senin istediğin gibi davranmak istemiyorum diye serzenişte bulunduğunda m. unamuno bu serzenişi de sana yaptıran benim diyor. kitaptaki bu örnek üzerinden gidecek olursak -bana uzak gelen bir ihtimalle- kaderden kimsenin kaçamayacağı insanların bütün yaptıklarının tanrı tarafından belirlenen davranışlar olduğu insan kendi başına buyruk olarak birşey yapamayacağı anlayışı çıkabilir. kuvvetle ihtimal olan ve kitabın seyrine de uygun düşen felsefe ise davranışlarımızı sürekli başkalrının yönettiği fakat bunun tanrı olmadığıdır. kitaptaki örnek gibi belki de bir yazar belki de bizler sadece birer roman kahramanıyız