kara cahil45
Kitapkurdu
edebiyatımızın ilk eşkıya romanlarından olan ve ince memedin temeli olan eserde kahramanı kuyucaklı yusuftur.edebî olarak;dil ve anlatım yönünden başarılı,ancak konu olarak bana pek cazip gelmedi.evlatlık olarak geldiği evin sahibinin kızına aşık olması ihtimal dahilindedir ancak eve geldiğinde henüz mini bir bebek gibi olan muazzezle oyunlar oynayan yusufun ona aşık olmasını biraz yadırgadım.bana pek inandırıcı bir aşk gibi gelmedi.madem bir aşk olacaksa bunu baştan yusufla muazzez arasındaki ilişkiyi daha farklı anlatabilirdi.çünkü bir nevi yusufun elinde büyüyen muazzez romanın sonunda bile hala çocuktur.eserin sonlarına doğru biraz daha akıcı hale gelse de bitişiyle eksiklik hissi veriyor.kaynakların yazarın bu eseri nehir roman halinde düşündüğünü yazması da bu ihtimali kuvvetlendiriyor.sonraki ciltlerinde yusufun eşkıya olacağına dair bilgiler de mevcut.yusufun roman boyunca silik kalıp sonunda kaymakam ve adamlarıyla çatışmaya girmesi ve ardından muazzezin cansız bedeniyle dağa kaçması da bu düşünceyi güçlendiriyor.bütün roman boyunca beni tek etkiliyen olay çatışma sırasında karanlıkta kuşunlara hedef olan muazzzezi kimin öldürdüğünün meçhul kalması ve yusufun kollarında ölmekten dolayı yaşadığı belki ilk ama son olduğu kesin bir mutluluktu.