Gün Uzar Yüzyıl Olur
Gün Uzar Yüzyıl Olur Ürüne Git
yesevihan
Kitapkurdu
Bu eseri ilk kez 1987 yılında okuduğumda beni öylesine etkilemişti ki uzun süre senaryo haline getirilip film olarak Türkiye'de gösterilse, kitlelerin bilincinde ne kadar büyük tesir eder diye hayaller kurmaktan kendimi alamadım.
Özellikle Nayman Ana'nın oğlunun MANKURT haline getirildiğini anlatan destani satırlar olağanüstü idi. Hele günümüzde yaşayan bilge roman kahramanı Yedigey-Edige-'in Rus propagandaları ile idraki allak-bullak edilmiş Sabitcan'ın yakasına sarılıp "Sen de bir Mankurt'sun! Kimse senin kafana deve derisi sarıp çölde bırakmadı amma sen de tam anlamıyla bir Mankurt'sun!..." dediği sahneler... Ne güzel olurdu.
Neden sonra birgün bizim ucuz Yeşilçam filmcileri bu eseri guya filme aldılar "Mankurt" adıyla ve benim hayal kameramla yaptığım filmin karelerini katlettiler ve tabii Cengiz Aytmatov'un muhteşem eserini de....
Hala dileğim Deliyürek'in senaristi Ömer Lütfi Mete'nin bu eseri senaryo haline getirmesi ve Osman Sınav'ın rejisi ile yeniden filme alınması...
Belki hiç gerçekleşemeyecek bu film çekilene kadar ben yine hayal sinemamda Sabitcan'ın yakasına sarılan Edige'nin "Sen de bir mankurtsun, hem de tam bir mankurt!" diye haykırışını seyretmeğe devam edeceğim. Son yıllarda ülkemizdeki mankurtların ne kadar da çoğaldığını hatırlamamın dudaklarımda oluşturduğu acı bir tebessüm ile...